Nevşehir Yolunda 48 Saat

Merhaba geçtiğimiz hafta sonu Nevşehir’e gittim.Bu yazımda Nevşehir’de ki insanların davranışlarından, hediye alınabilecek yerlerden, yemek yenilebilecek yerlerden,kalınabilecek yerlerden,çömlek yapımından ve daha bir çok deneyiminden bahsedeceğim.Umarım beğenirsiniz.Cumartesi saat 02.35 gibi Konya Bosna Hersek Mahallesindeki öğrenci evimden çıkıp Nevşehir’i gezip geri evime girmem yaklaşık 48 saat sürdü.Nevşehir’de ki tüm deneyimlerim için okumaya devam edin.

Cumartesi saat 2.00da Konya’daki öğrenci evimde uyandım ve son hazırlıklarımı yaptıktan sonra saat 2.40 gibi Bosna Hersek Mahallesi tramvay durağından tramvaya bindim yaklaşık 12 dakika içinde(bu süre gündüz zamanı 20 dakikayı bulabiliyor) Konya Otogar’ına vardım. Otobüsüm saat 4.00’daydı bende kaçırma riskini göze almamak için 1 saat erken evden çıktım çünkü tramvay saat 00.00dan sonra 1 saatte bir Selçuk Üniversitesinden Zafer’e gidiyor. Konya Otogarında biraz atıştırma ve bir kaç yazı yazdıktan sonra saat 04.15te gelen otobüsüme binerek Nevşehir’e yolcuğumu başlattım.

Otobüse bindiğim anda pencere kenarında(biletlerimi her zaman pencere kenarına alırım) benim koltuğumda yayılmış fosur fosur uyuyan bir amcayla karşılaştım. “Orası benim yerim” dememe rağmen “otur sen oraya otur” gibi bir karşılık aldım. Amcanın uykulu olmasından dolayı hiç münakaşaya girmedim. Sessizce amcanın koltuğuna oturdum çantamı indirdim ayağımın arasına aldım ve kulaklığımı ceketimin cebinden çıkarmaya çalışırken ön koltukta oturan amcanın arkada ağlayan bebeğin hedef alarak ” ya bu kadar da ağlanmaz ki…” gibi sözlerini duydum. Kulaklığımı takmadan biraz daha bekledim.”Bu seferde şoföre seslenmeye başlayan amcamız “böyle giderse saat 10.00da orda oluruz herhalde” diye diye homurdanmaya başladı. Tamam dedim bu kadar yeter ve kulaklığımı taktım.

Saat 07.20 gibi Nevşehir Otogarına kazasız belasız vardım. Otobüsten indim ve otobüs firmamın servisine binerek 2000 evler(Bizdeki bosna hersek mahallesi gibi bir yer) yani Üniversite mahallesine vardım.Çağla’yla kavuştuk. Yoldaki ikramlara ve erken otogara gidip yediğim poğaçaya rağmen saat 08.30 gibi yeniden acıkmıştım.

2000 evlerde bulunan Flintstones cafe&restaurant&nargile de aşağıda fotoğrafını gördüğünüz kahvaltıyı yaptık. Lezzetliydi tavsiye ederim. Fiyatıda normal cafe kahvaltısı düzeyindeydi.

2000 evler kahvaltı yapılacak yer

Kahvaltımızı yaptıktan sonra kalacağım yerin olduğu Avanos’a gitmek üzere yola çıktık. Ancak Nevşehir – Avanos arabalarının çok sık geçmemesinden ötürü yaklaşık 1 saat Petrol Ofisinin önünde bekledik.Nevşehirde bir yerden biryer gitmek için toplu taşıma kullancaksanız saat sınırınızın olmaması gerekiyor çünkü genelde arabalar yarım saat yada bir saat sıklıklarla geçiyor.

avanos kızılırmak görüntüsü

Avanos’a vardıktan sonra Kızılırmak üzerine kurulu sallanan köprü üzerinden geçtik. Öyle uzun bir köprüydük ki köprüden geçtikten sonra bile yerin sallandığını hissediyordum 🙂 Köprü üzerinde insanlar genelde bizim aşağıda yaptığımız gibi öz çekim yani selfie çektikleri için köprünün sonunda ki Zabıta’nın “köprü üzerinde bekleme yapmayalım” anonsunu çok kez duyduk. Biraz komik ama gittiğiniz de o kalabalığı görünce sizde hak vereceksiniz.

avanos sallanan köprü üzerinde selfie

Kızılırmak kenarında bir çok cafe yer almakta ve gün boyunca kayıklarla ve botlarla eğlenceli zaman geçirebilirsiniz. Ben denemedim neden denemediğimi de şimdi farkettim desem yeridir. Belki de 2 güne bir çok şeyi sıkıştırmaya çalıştığımdamdır.

Sallanan köprü üzerinden geçtikten sonra hediyelik eşyalar satılan yerlerin içinde geçerek tepeye doğru yürüdük. Bir ressam Uğur Yayla’nın evini ziyaret ettik. Kendi evinde çanak çömlek boyuyor ve bunları satarak geçimini sağlıyor. Tabiri caizse eve iş getirmiş ve aileside bundan fazlasıyla memnun gibiydi 🙂 Aşağıda orada çektiğimiz bütün fotoğrafları bir slayt gösterisi şeklinde size sunuyorum.

RESSAM UĞUR YAYLA’NIN EVİ

Ressam Uğur Yayla’nın evinden ayrıldıktan sonra Booking üzerinden 1 hafta önce ayırttığım odam için check-in yapmaysa Bir Kedi Villa’ya gittim. Ancak sevgili Booking benim kartımı iptal etmiş ve kayıt olurken bana tc kimlik numaramdan telefon numarama kadar herşeyi alırken check-in iptalini sadece bir e-posta atarak bana bildirmiş.Bu e-posta’da spama düşünce öylece kala kaldım. 🙁 Ama allahtan Bir Kedi Villa’nın yöneticisi bana yeni bir yer ayarladı.Bir Kedi Villa tarzı olan Motel’in adı SilkRoad Guesthouse türkçesi İpek yolu misafirhanesi 🙂 fazla eşyalarımı koyup check-inle beraber 1 gecelik konaklama ücretini peşin ödeyerek Motel’den ayrıldık. Motel Hakkında detayları aşağılarda vereceğim merak etmeyin 🙂 silkroad-guesthouse-avanos-ipekyolu-motel

İKİZLER ÇÖMLEK ATÖLYESİ

Motel’in hemen yanında bulunan İkizler Çömlek atölyesine girdik. Çok sıcak insanlar Levent ve Mehmet abiler bana çömlek yapımını denettirdi. Gerçekten çok farklı bir his kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Uzaktan çok kolay gelen bu iş elinizi bulaştırdığınız da hiç de o kadar kolay olmadığını göreceksiniz. Çok farklı görüntüler çok farklı şeyler ortaya çıktı 🙂 Ama kesinlikle denemelisiniz.

IMG-20160430-WA0032

KONAK RESTAURANT

Arkadaşlarım aç olduklarında aç mısın yemek yiyelim mi diye bana hiç sormazlar çünkü ben her zaman aç olurum 🙂 Çömlek yapımı da bir hayli açıktırmıştı zaten beni 😉 İkizler çömlek atölyesinden çıktıktan sonta Avanos’un merkezinde Konak adında bir restauranta yemek yemeye gittik. Çok iyi diyemem ama ikramları ve mezeleri yeterince iyiydi. Zaten biz Hataylılar her yemeği kolay kolay beğenmeyiz hoş ben ne olsa yerim o ayrı mevzu 🙂

konak-restaurant-avanos

Karnımı az biraz doyurduktan sonra ünlü Chez Ali’nin mekanına gittik 🙂 Mekan dediğime bakmayın. Bana kalırsa Avanos’ta bulunan yer altı çömlek atölyelerinden bir farkı yoktu tek bi fark haricinde.

SAÇ MÜZESİ

Chez Ali çok eskilerde yine çömlek yapıp satarken Fransız bir hatun buraya gelmiş ve sanırım Ali abimizden çok hoşlanmış bir tutam saç ve telefon numarasını bırakıp gitmiş. Abimizde artık hava mı atmak istemiş ne yapmak istemiş o kadarını bilmiyoruz ama bu saçı duvara asmış. Daha sonra her gelen turistler orda birşey var zannedip bir tutam saçlarını ve irtibat numaralarını duvara asmaya başlamışlar. Sonra olmuş size orası Saç müzesi. Bizde içine girdik yerinde inceleyelim dedik. Türklerden yabancılara kadar belki binlerce saç telefon numaraları ile duvarlarda asılı o kadar çok saç var ki artık duvarı görmeniz imkansız diyebilirim size. Orada sizlerle paylaşmak için bir fotoğraf çekmeyi çok istediğim ama yetkililer insanların kişisel bilgileri var diye buna izin vermediler 🙁 Ama korkmayın internet var ahanda aşağıya bir fotoğraf koyuyorum 🙂

chez-ali-sac-muzesi

Saç müzesinden sonra bir kaç hediyelik eşya alıp Göreme’ye doğru yola çıktık. Size bir bilgi Nevşehir’de şehirler arası yolculuk yapacaksanız arabalar genelde saatte bir geliyor. O yüzden bunu göz önünde bulundurmanızda fayda var. Bizim zamanımın bol olduğu için pek bir sorun olmadı ama ben belirteyim yinede 🙂

GÖREME – KAPADOKYA 

Göreme’ye vardığımızda bizi yine bir çok hediyelik eşya satan dükkan ve hafiften ucu görünen ünlü Kapadokya taşları karşıladı. Açık hava müzesine gitmek üzere yola koyulduk. Uzunca bir yürüyüşün ardından açık hava müzesine vardık. Ancak açık hava müzesine giderken yol kenarlarında atv motor kiralacağınız yerler, bisiklet  kiralayacağınız yerler, at binebileceğiniz yerler mevcut. Hatta balona binmek istiyorsanız orda fazlasıyla şirket var. Herhangi birine gidip kayıt yaptırabilirsiniz. Ancak biraz pahalı olduğunu söyleyeyim benim duyduğum rakam 150$ ama hayatımda bir kere bineceğim veririm o parayı filan derseniz sizin bileceğiniz iş ben öğrenci başıma o parayı veremedim 🙂 kapadokya-goreme-taslar kapadokya-neresi-goreme

Tepeleri taşları gördükten sonra bir kaç hediyelik eşya satan yere daha gittik. Ardından Göreme Aşıklar tepesine çıktık. Çıkana kadar her yerimden terler akmaya nefeslerim düzensizleşmeye başlamıştı işte bunlar hep kilo ve sporsuzluktan 🙁 Bizim çıktığımız saatlerde tek görebildiğimiz o tepecikleri ve Göreme’yi yukardan görmekti ama eğer güzel bir görüntü yakalamak istiyorsanız Balonların uçurulmaya başlandığını güneşin doğuşuna yakın saatleri tercih etmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu görüntüyü kendi gözlerinizle canlı canlı görmenin hazzı bambaşka olacaktır.

asiklar-tepesi-goreme-balonlar
bu resim seedsonwheels.com adresinden alınmıştır.

VİEWPOİNT CAFE&RESTAURANT

Tepelere yükseklere doyamayan biz ViewPoint Cafe&Restaurant’da birer limonata içip biraz dinlenelim dedik. Buradan da aşıklar tepesi kadar olmasa da Göreme’yi yukardan görmeniz mümkün. Tıpkı diğer büyün satıcılar gibi güleryüzlü garsonları için burada oturabilirsiniz. Ama fiyatları çok pahalı şimdiden söyleyeyim.

AVANOS’A DÖNÜŞ

Yorucu ve eğlenceli bir günün ardından sabah check-in olduğum Motel’im İpekyolu’na geri döndüm.Güzel bir duşun ardında bir kaç saat dinlendikten sonra Avanos’un akşamları için çarşıya gittim 🙂 Yemek yemek istiyordum ama çok da ağır birşey yemek istemiyordum. Bir çiğ köftecide akşam yemeği misali bir dürüm yedikten ve Çiğ Köfteci abiyle on dakika kadar keyifli bir sohbetten sonra yeniden motele döndüm.

İPEKYOLU KONUK EVİ

avanosta-kalinacak-yer-ipekyolu-konuk-evi

Bilgisayarımı açıp motelin internetine bağlanıp bir hız testi yaptım. Sonuçlar çok kötüydü.Biraz film izledikten sonra uyumaya karar verdim çünkü o internet ile daha fazla dayanamazdım 🙂 Odamın penceresini açık unutunca sabaha karşı buz gibi üşüyen ayaklarla yataktan fırladım 🙂 Pencere mi kapatıp biraz daha uyumaya çalıştım. Sabah saat 8.30 ile 10.30 arasında muhteşem bir kahvaltı beni bekliyordu tabikide kaldığım yerde. Bu aşağıda gördüğünüz muhteşem kahvaltıyı muhteşem bir hava ve güler yüzlü ablanın bak çayın bitince söyle ha 🙂 demesiyle yaptım.

ipekyolu-konukevi-sabah-kahvaltisiEğer siz kahvaltı ederken bir kedi gelirse abla size bir bardak su verip üstüne dök gider bir daha da gelmez demesini duyabilirsiniz.Pek hoş olmasa da kedinin bu durumdan zarar almaması ve benimde gerçekten o kahvaltıyı rahat rahat yapmak istememden dolayı bunu yaptım 😀

Gerçekten o kadar güler yüzlü insanlar var ki oralarda. Oralarda kastım Avanos, Göreme ve Ürgüp çünkü Nevşehir merkezde insanlar gerçekten çok farklılar.Hatta ipek yolu konuk evinin sahibi ablanın dediklerini direk sizlerle paylaşayım.

Nevşehir’le burası arasında sadece 15 kilometre var ama insanları o kadar çok farklı ki. Nevşehir merkezde apartman dairesi bir evimiz var kışları orada yazları buradayız. İnan hiç oraya gidesim gelmiyor.

Yani durum böyle.Daha çok şehir gezmemiş olmadığım halde sana bir ev alalım orda yaşa deseler.Tozuna toprağına rağmen güler yüzlü ve yardım sever insanları için Avanos’u tercih ederdim.

Artık kahvaltımı yapmıştım ve yola koyulma zamanı gelmişti. Şimdi yeni rotamız Ürgüp. Göremeden 10km sonra Ürgüp’e ulaşıyorsunuz.

ÜRGÜP

 ASMALI KONAK

Ürgüpe varır varmaz ilk işimiz Asmalı Konak’a gitmek oldu. Çok hatırlayamasam da gayet başarılı isimlerin oynadığı bu Konaktaki çektiğimiz fotoğrafları aşağıda görebilirisiniz.

Resimlerin bir kaçı dik çekildiği için yukarıya koyamadım ama çoğunu yine de koydum 🙂

TEMENNİ TEPESİ

 

Asmalı konaktan sonra Ürgüp’ün bir tarafından diğer tarafına doğru tepeye tırmanmaya başladık. Közde kahve ve Ürgüp’ün yukarıdan görüntüsü için.Kahvesi ve sunumu gayet güzeldi. Biraz spor ve kahve için çıkılabilir 🙂

urgup-temenni-tepesi-kozde-kahve

Közde kahvemizi içtikten sonra yeniden Asmalı Konak’ın olduğu yere doğru gitmeye karar verdik. Ünlü Turasan Şarap Fabrikasını ziyaret etmek için.

TURASAN ŞARAP FABRİKASI

nevsehir-turasan-sarap-fabrikasi

1943 yılında Ürgüp’te kurulan Turasan Şarap Fabrikası o yıllardan beri Nevşehir’de ürettiği şarapları bir çok farklı markaya satmaktaymış. Pek ilgi alanıma girmese de ünlü olduğu için gidip görelim dedik 🙂 Eğer seviyorsanız şanslısınız çünkü yerliseniz ücretsiz olarak 3 farklı şarabı tatma imkanınız var ancak turistlere paralı.

Meraklısına Detaylı Bilgi.

Turasan ailesi, şarapçılığa 1943 yılında Hasan TURASAN’ın kurduğu 3000 lt kapasiteli tesisleriyle başlamış, 1959 senesinde işletmeyi devralan Rüştü TURASAN zamanında gelişmeye devam ederek, 1972’de 2.161.000 litrelik bugünkü kapasitesine ulaşmıştır. 1989 yılından beri Hasan Turasan’ın girişimleri ve çabaları ile işletme teknolojik atılımları ile bugünkü rekabet gücüne sahip olmuştur.
Şarap üretim teknolojilerinin son noktası olan sıcaklık kontrollü fermantasyon yöntemiyle, Anadolu’nun en kaliteli yerel şaraplık üzümleri olan Kalecikkarası, Öküzgözü, Boğazkere, Emir, Narince ve Dimrit’in bütün özelliklerini ürettiği şaraplara taşımaktadır. 

Turasan Şarap Fabrikasından çıktıktan sonra Nevşehir merkeze doğru yola çıktık. Yeniden Nevşehir’de ki üniversite mahallesi olan  2000 evlere geldik. Edy Coffee & Breakfast ‘de karnımızı doyurduk. Pizza menüsü güzel ve uygun deneyebilirsiniz.

Karnımızı da doyurduktan sonra Nevşehir merkeze geldik. Halk Otobüsünden indikten sonra biraz yürüyerek Forum Kapadokya‘ya geldik. Çok büyük bir alışveriş merkezi değil ama Nevşehir’in tek alışveriş merkeziymiş. Tabiki de AVM’ye girer girmez ilk girdiğim yer her zamanki gibi teknoloji marketleri oldu 🙂 Sinemasına girmedik ama sinemasının girişinde çok güzel bir iç mimar çalışması yapılmış 🙂  Maalesef fotoğraf çekememişim o yüzden buraya koyamıyorum. Ama elime geçen ilk fırsatta ekleyeceğim. Google’da aratayım demeyin çünkü ben baktım orda da yok. 🙂

Forum Kapadokya’dan sonrada bu aralar Türkiye’ye hızlıca yayılan Tarihi Osmanlı Kahvecisine gittik. Bilmeyenler varsa söyleyelim muhteşem bir iç tasarımı var. Şehrinizde varsa kesinlikle gidip görmelisiniz.

nevsehir-osmanli-kahvecisi-disi

Ve artık Nevşehir gezimin sonuna geldik. Saat 22.30 gibi Konya Otobüsüne bindim ve saat 02 gibi Bosna Hersek Mahallesindeki evime girdim. Genel hatlarıyla gezimi özetleyecek olursam. Benim için güzel bir kafa dağıtmaydı. Farklı yerler görmek farklı insanlar tanımak onlarla konuşmak her zaman bana iyi gelmiştir. Nitekim Kapadokya diye tabir edilen Ürgüp-Göreme-Avanos ilçelerinde ki insanların samimiyeti ve içtenliği bana çok daha iyi geldi. Avanosta genelde tek kişilik oda bulmanız zor oluyormuş ama iki kişi giderseniz kişi başı geceliğiniz 80 ₺ gibi bir fiyata konaklayabilir sabah o muhteşem serpme kahvaltısını doğaya karşı yapabilirsiniz. Yukarıda yazmış olduğum yerlere de gitme imkanınız varsa (biraz fazla yürüyebilirsiniz) güzel bir hafta sonu sizde geçirebilirsiniz.

Tam anlamıyla ilk gezi yazım olduğu için hatalar olmuştur. Ama elimden geldikçe dikkat etmeye hiç birşeyi atlamamaya özen gösterdim. Uzun bir yazı olması itibari ile 1 hafta gibi bir sürede yavaş yavaş yazdım.Şuan tüm yazıyı okuduysanız 1878. kelimeyi okudunuz. Kendinize dikkat edin. Eleştirilerinizi bekliyorum.

Bir önceki yazım NeYedikBe ile Lezzet Gezisi buna da bir göz atabilirsin. Beğeneceğini umuyorum.

Bu yazı yorumlara kapalı.